17/9/2009 · Kategori: HABERLER
İşte 197 günlük serüven!

3 Mart 2009: Münevver Karabulut, Bahçeşehir'de bir villada bıçaklanarak öldürüldükten sonra başı gövdesinden ayrıldı. Valizlere ve gitar kutusuna konulan ceset Etiler'de çöp konteynırına atıldı.
Aynı gece cesedin kime ait olduğu belirlenip failin Cem G. olduğu ortaya çıkarıldı. Cinayetin işlendiği villada gece lüminor ile yapılan aramada kan lekeleri tespit edildi.



7 Mart 2009: Cem G.'nin babası Mehmet Nida Garipoğlu, annesi Makbule Tülay Garipoğlu ile ceseti korsan taksiyle taşıyan taksici M. C. B. gözaltına alındı.

Çıkarıldıkları mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
25 Nisan 2009:Cinayet ile ilgili olarak ön otopsi raporu tamamlanarak soruşturmayı yürüten savcılık ve emniyete gönderildi.

26 Nisan 2009: Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile Karabulut ailesi arasında açıklamalar nedeniyle gerginlikler yaşandı.
Cerrah'ın "Kızlarını neden takip etmemişler" sözleri tepki yarattı.
27 Nisan 2009: cinayette ilk tutuklama meydana geldi. Cem G.'nin babası Mehmet Nida Garipoğlu, Münevver Karabulut'un tırnakları arasında DNA'sı bulunduğu tutuklanarak cezaevine gönderildi.

30 Nisan 2009:Münevver Karabulut'un günlükleri ortaya çıktı. Günlüklerde, Karabulut ve Cem G.'nin nasıl zaman geçirdikleri birbirleri hakkındaki düşünceleri belirlendi.

04 Mayıs 2009:Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut ve genç kızın arkadaşları öldürüldüğü villaya siyah çelenk bıraktılar.

14 Mayıs 2009: Firari zanlı Cem G. için kırmızı bülten çıkarılıp 176 ülkede aranmaya başlandı.
21 Mayıs 2009:Cinayet ile ilgili olarak adli tıp kurumu raporu ortaya çıktı. Raporda Karabulut'un vucudunda Cem G.'nin dışında başka kişilere ait olabilecek DNA örnekleri bulundu.

24 Mayıs 2009:Cem G.'nin arkadaşlarından ve ailesinden DNA örnekleri alınıp araştırılmaya başlandı.
30 Mayıs 2009:DNA örneklerinin Cem G. ve ailesine ait olmadığı ortaya çıktı.

10 Haziran 2009: Cem G. ve Münevver Karabulut'un MSN yazışmaları ve villaya nasıl girdiklerine dair görüntüler ortaya çıktı.

23 Haziran 2009: Süreyya Karabulut'u tehdit ettiği iddiasıyla Şinasi D. isimli şüpheli tutuklandı.
02 Temmuz 2009:Cem G. İnterpol'un baş sayfasında fotoğraflı ve videolu olarak aranmaya başlandı.
07 Temmuz 2009: Otopsi sırasında sperm bulaştığı ve pis masa skandalı ortaya çıktı.
19 Ağustos 2009:Cem G.'nin iş adamı amcası Hayyam Garipoğlu ve halasının evine baskın yapılıp bilgisayarlarına el konuldu.

20 Ağustos 2009:Garipoğlu Grubunun üst düzey şirket çalışanlarının evlerinde de arama yapılıp bilgisayarlarına el konuldu.

21 Ağustos: Cem G.'nin teyzeleri ve anneannesinin evlerine baskın yapılıp bilgisayarlarına el konuldu.
27 Ağustos 2009: Münevver Karabulut'un Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığında görevli bir teğmenle mesajlaştığı ortaya çıktı.

28 Ağustos 2009: Münevver Karabulut'un mesajlaştığı teğmen'in cinayet günü İstanbul'da olduğu ve birbirlerine 4'er mesaj attıkları ortaya çıktı.

9 Eylül 2009: Cem Garipoğlu'nun Ermenistan'da yakalandığı ve Türkiye'ye getirileceği öne sürüldü, ancak daha sonra yalanlandı.

12 Eylül 2009: İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Vali Muammer Güler ve Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Garipoğlu'nun etrafındaki çemberin daraldığını yakalanmasının an meselesi olduğu söyledi.

16 Eylül 2009: Cem Garipoğlu cinayetin 197. gününde avukatı tarafından Bahçelievler'de polise teslim edildi.
17/9/2009 · Kategori: HABERLER
Cem Garipoğlu neden teslim oldu?

Firari şüpheli Cem Garipoğlu'nu polise teslim eden Garipoğlu ailesinin avukatı Aytekin Kaya, Cem'in yakalanma sürecine ilişkin bilgi verdi.

Münevver Karabulut'un katil zanlısı C.G'nin ailesinin avukatı Aytekin Kaya, C.G'nin, ''Babam için teslim oluyorum, babamın tutuklu olmasına üzülüyorum'' dediğini bildirdi.

Kaya, gazetecilere yaptığı açıklamada, geçmişte C.G'nin babasının gözaltına alınış şeklini de bildiğini ifade ederek, bu kez polislerin daha profesyonel olduğunu söyledi. Yasalarda yaşı küçükler için özel usul hükümleri bulunduğunu dile getiren Kaya, bunlara uygun davranıldığını ifade etti.

Gazetecilerin, ''C.G'nin polisler tarafından teslim alındığında 'Babam için teslim oluyorum' dediği şeklindeki iddiaları hatırlatması üzerine avukat Kaya, ''Evet, 'Babam için teslim oluyorum, babamın tutuklu olmasına üzülüyorum' dedi. Neden diye sormadım'' şeklinde konuştu.

Kendisinin C.G'nin avukatı olduğunu, suçlamaları herkesin bildiğini dile getiren Kaya, ''Sonuç çok vahim. Çocukla ilgili bir şey söylediğimde yanlış anlaşılmasın. Şimdiye kadar hep yanlış anlaşıldı. Orada hayatını kaybetmiş bir genç kız var, burada da bu var anlamında söylemiyorum. Yani bir suçlu varsa cezasını çeker, ama bir de bu nasıl olmuş, bunu hepimizin düşünmesi lazım'' ifadesini kullandı.

TESLİM EDİŞ SÜRECİNİ ANLATTI

Avukat Kaya, bir soru üzerine, telefonla arandığını, C.G'nin E-5 üzerindeki Bakırköy sapağına yalnız geldiğini, yanında çanta bulunmadığını, sakallı ama bakımlı olduğunu anlatarak, C.G'ye nerede olduğunu, kimin telkiniyle teslim olduğunu sormadığını söyledi.

Hemen emniyeti aradığını, 15-20 dakika sonra 2 ekip otosunun geldiğini ifade eden Kaya, polisleri beklerken C.G'ye onu rahatlatacak telkinlerde bulunduğunu anlattı.

Polisleri beklerken C.G'nin acıktığını söylemesi üzerine, yakındaki bir büfeden sucuk-ekmek aldıklarını anlatan Kaya, yemek yerken kendi kendine ''Acaba suçlu bu çocuk mu?'' diye sorduğunu dile getirdi.

Kaya ayrıca, C.G. ile buluştuktan sonra Hayyam Garipoğlu'nu aradığını ve yeğeni hakkında bilgi verdiğini belirterek, onun da kendisine, bir amcanın ne sorması gerekiyorsa onu sorduğunu kaydetti.

Cinayetle ilgili yargılama sürecinin başlamadığını ve henüz davanın açılmadığını hatırlatan Kaya, davanın açılmasıyla birlikte her şeyin daha ayrıntılı şekilde ortaya çıkacağını aktardı.


Avukat Kaya, C.G'nin 24 saat içinde adliyeye sevk edileceğini dile getirerek, ''Soruşturma tabii ki gizli. Mutlaka taleplerimiz olacak. Şahsi görüşüm, Bakırköy Adliyesi'ne sevk edileceği yönünde'' şeklinde konuştu.


17/9/2009 · Kategori: HABERLER
Cem Garipoğlu yakalandı

Münevver Karabulut'un katil zanlısı olarak tam 197 gündür aranan Cem Garipoğlu, İstanbul Bahçelievler'de ele geçirildi
PSİKOLOJİK BASKI SONUÇ VERDİ...
İstanbul Etiler'de; kafası kesilerek öldürülen ve bir çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut'un katil zanlısı olarak aranan Cem Garipoğlu, cinayetten 197 gün sonra İstanbul Bahçelievler'de avukatları ve ailesi tarafından polise teslim edildi. Son bir hafta içinde daralan çemberin işaretini; başta İçişleri Bakanı Beşir Atalay, İstanbul Valisi Muammer Güler ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın vermişti. Garipoğlu ailesine ve arkadaşlarına yönelik şok gözaltılar, nihayet sonuç verdi. Cem Garipoğlu'nu saklayanlar; baskıdan iyice bunalınca, katil zanlısını polise teslim etmek zorunda kaldı.



'AİLEYE VERDİĞİMİZ SÖZÜ TUTTUK'
İstanbul Valisi Muammer Güler, Cem Garipoğlu'nun gece saat 00.45 itibariyle gözaltına alındığını belirterek, Karabulut ailesine verdikleri sözü tuttuklarını söyledi. Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ise, "Polisimizin; kendi çocuğunun katilini arıyor gibi Garipoğlu'nu araması, sonuç vermiştir" dedi. Canlı yayına katılan baba Süreyya Karabulut ise, "Adalete güveniyordum. Suçlular yakalandı. Bu cinayetin arka bahçesindeki suçluların da ortaya çıkartılması, yardım ve yataklık edenlerin de bulunması gerekiyor. Zanlının Bahçelievler'de bulunması garip" diye konuştu.

CEM: BABAMA ÜZÜLDÜM!
Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun avukatı Alptekin Kaya, "Cem'in ilk sözleri, 'Babama çok üzüldüm. Onun bir ilgisi yok' oldu" dedi. Cem'in, tanınmamak için sakal bıraktığı dikkat çekti.
13/7/2009 · Kategori: HABERLER
Muhammed'in katil zanlısı intihar etti

Gazeteci Müge Anlı'nın ortaya çıkarttığı dehşet intiharla bitti. Annesini ve sevgilisini yatakta çıplak gören 6 yaşındaki Muhammed'i öldürdüğü iddia edilen zanlı, cezaevinde intihar etti
Türkiye geçtiğimiz aylarda korkunç bir cinayete sahne olmuştu. Anne, yasak aşkı ve ev sahibinin oluşturduğu bermuda şeytan üçgeni, 6 yaşındaki Muhammed Fırtına'nın ölümüyle son bulmuştu. Gazeteci Müge Anlı'nın ortaya çıkarttığı bu dehşet intiharla noktalandı.

ÖNCE DÖVÜLMÜŞTÜ
Çorlu' da 14 Nisan'da kaybolan ardından da 45 gün sonra cesedi bir tarlada bulunan Muhammed'in katil zanlısı Sinan Gök (23) intihar etti. Muhammed, annesi Dilber Fırtına'yı (23) sevgilisi Kemal Ermiş (41) ile Gök'ün evinde çıplak görmüştü. Küçük çocuğun, tanık olduğu bu görüntüden sonra Gök tarafından dövülerek öldürüldüğü iddia edilmişti. Olayın ardından anne Fırtına, Ermiş, Gök ile Ermiş'in imam nikahlı eşi, kızları ve oğlu tutuklanmıştı.

KABUL ETMEMİŞTİ

Ermiş ile birlikte Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Gök, önceki gün ayakkabı bağı ile intihar etti. Gök, suçlamaları kabul etmemişti.
13/6/2009 · Kategori: HABERLER

4 yaşındaki Beyza'yı sobada yaktı

Özgür SARI DHA

Konya'da bir kadın komşusunun kızını boğarak öldürdükten sonra cesedini sobada yaktı. Bir çocuğu ölen, diğeri ise engelli olan zanlının cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediği ileri sürüldü

KONYA'da 30 Nisan Perşembe günü markete ekmek almaya gittikten sonra ortadan kaybolan 4 yaşındaki Beyza Çökekoğlu, ölü olarak bulundu. Beyza'yı, yaklaşık 1.5 ay önce mahalleye taşınan komşuları 23 yaşındaki Kezban Uslu'nun öldürdüğü ortaya çıktı. Katil zanlısı genç kadın, cinayeti tüm ayrıntılarıyla itiraf etti. Uslu'nun yaklaşık 5 ay önce, 3.5 yaşındaki çocuğunun hayatını kaybettiği ve psikolojik sorunlar yaşadığı öğrenildi.

VAHŞİ CİNAYET

Eşi, bir tuğla fabrikasından işçi olarak çalışan Kezban Uslu'nun, cinayeti Cumhuriyet Savcı'na tüm ayrıntılarıya anlatarak itiraf ettiği öğrenildi. Uslu'nun küçük kızı bakkalda gördüğü ve 'Seni evine götüreyim' diyerek yanına aldığı ve kendi önce bir komşusunun evinin bahçesine gittiği sonra da sokakta kimsenin olmadığını görünce de, kızla birlikte kendi evine gittiği belirlendi.

ODUN SOBASINDA YAKTI

Kezban Uslu, Cumhuriyet Savcısı'na verdiği ifadede, cinayeti tüm soğuk kanlılığıyla şöyle anlattı:

"5 ay önce çocuğumu kaybettim. Bu nedenle, başkalarını da ayın acıyı yaşamasını istedim. Kızı, bakkaldan evime giterdikten sonra hemen boğarak öldürdüm. Kendi çocuğum sokakta oynuyordu. Eşim de işe gitmişti. Evde yalnızdım. Sobaya bolca odun atıp, cesedi de içine koydum. Kolonya dökerek sobayı tutuşturdum. Sık sık odun atmayı sürdürdüm. Sonra da kızın aldığı ekmek ve yumurtayı yanıma alıp, komşuma kahvaltı yapmaya gittim. "

Kesban Uslu'nun, Çökekoğılu ailesiyle birlikte Beyza'yı mahallede arama çalışmalarına da katıldığı öğrenildi.

POLİS, ORGAN MAFYASINDAN ŞÜPHLELENDİ

olayı soruşturan cinayet bürosu dedektifleri önce organ mafyasından şüphleendi. Küçük kızın bir süre önce rahatsızlığı nedeniyle Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yattığını belirledi. Beyza'nın evinin hemen yanındaki bir ankesörlü telefondan, aynı hastanenin sık sık arandığı belirlenince, polis, organ mafyası üzerinde durdu.

İSTİHBARAT VE ASAYİŞCİLERDEN ÖZEL EKİP KURULDU

Asayiş Şubesi cinayet bürosu dedektifler, yaklaşık 1 aylık çalışma sonucunda, 4 yaşındaki Beyza Çökekoğlu'nun vahşi bir cenayete kurban gittiği belirledi. Anne Asuman (20) ve tornacılık yapan baba Seyit Çökekoğlu'nun (31) 30 Nisan günü polise kızlarının kaybolduğunu bildirmesinin ardından polis çalışmalarına başladı. Olayın karmaşıklığını anlayan asayiş polisi, İstihbarat Şubesi'yle birlikte ortak ekip oluşturuldu. Kurulan bu özel ekip, olayı çok yönlü olarak soruşturdu.

KEZBAN'DAN ŞÜPHELENİLMEDİ

Mahaledeki komşuları, Kezban Uslu'nun bakkaldan yanlız çıktığını gördüklerini söylemeleri ve bir çocuğun, Beyza'yı bir başka apartmanın bahçesinde dondorma yerken gördüğünü ve kendisine dil çıkarttığını söylemesi üzerine Kezban Uslu ilk başta şüpheli görülmedi. Ancak, cinayet büro dedektifleri daha sonra Kezban Uslu'ya da şüpheli listesine aldı. Uslu'nun evine giren polis, sobada küçük kızın kemiklerini buldu.

POLİSLERİN PSİKOLOJİSİ BOZULDU

olayı soruşturan cinayet bürosu dedektiflerinin pisikolojeilerinin bozulduğu ve pisikolojik destek aldıkları da öğrenildi. Özellikle Beyza'nın kemiklerinin sobada bulan ve kemikleri çıkaran görevlilerin gözyaşı döktükleri öğrenildi.

ZANLIYI SAKLADILAR

polis, cenayeti çözdükten sonra güvenlik gerekçesiyle, Kezban Uslu'nun yakalandığını, adliyeye çıkana kadar gizledi. Bu sırada polis, olayın meydana gelidği evin çevresinde de geniş güvenlik önlemi aldı. Beyza'nın ailesinin bir TV programına katılmak için İstanbul'a gitmesini fırsat bilen polis, Kezban Uslu'yu adyiyeye çıkarttı. Kezban Uslu, tutuklanarak cezaevine konuldu. Polis, delil olarak, Beyza'nın yakılıdğı sobayı da Adliye'ye götürdü.

« Önceki ::



Kişisel web sitesi ,